editör_Fikret_Korur

Yaydan Çıkan Ok NİYE Geri Dönemez?


0
Categories : GÜNCEL YAZILAR

dnews-files-2014-12-arrow-of-time-670x440

GÖRSEL:’Perimeter Institute (PI) for Theoretical Physics’ ten alınmıştır.

Yaydan çıkan ok zamanda ileri doğru gitmektedir. Öyleyse oku geri döndürebilmek zamanı geri almak ile mümkün olacaktır. Zamanda geri gidilebilir mi? Evrensel boyutta çıkarımlarda bulunan bazı fizikçilerin görüşlerinden yaralanarak bu sorumuza cevap aramak ister misiniz?

 

Acaba Ray Cummings 1922’deki “Altın Atomun İçindeki Kız” bilim-kurgu romanında “Zaman, her şeyin bir kez olmasını sağlayandır.” şeklinde ifade ederken haklı mıydı?

Bununla ilgili konuşulacak pek çok şey var. Ancak yazımın bu bölümünde üniversitede bir hocamın sözleri aklıma geliyor. “Bilim adamı olmak için uçuk kaçık fikirler yerine hayata herkesin bakamadığı bir çerçeveden bakıp var olanı daha iyi açıklamak gerekir” demişti. “Bakın Einstein ‘Işık’ ile uğraştı; bugünlerde popüler olan Hawking ise ‘Ses’ ile uğraşmakta…” diye de eklemişti.

Peki bu iki uğraş için de ortak olan bir kavram var ki o da ZAMAN. Işık zaman içinde ilerliyor ve ses zaman içinde yayılıyor. Bir başka deyişle, ışığın ilk çıktığı kaynaktaki anı yakalayabilmeniz veya sesin ilk çıktığı zamana gidebilmeniz için zamanı tersine işletmeniz yani zamanda geriye doğru yolculuk yapmanız gerekmektedir. Fizikçilerin her zaman söylediği ise (özellikle bir konum-zaman; hız-zaman vb. grafiklerle uğraşırken) zamanda geriye gidilemeyeceği yani eksi zaman olamayacağıdır. Bu olay klasik olarak; Termodinamik Zaman Asimetrisi olarak bilinen; düşük dağıntı (entropi) seviyesinde başlayan bir olayın yüksek dağıntıya doğru ilerleyeceği görüşü ile açıklanmaktadır. Bu şekilde dağıntıların yükseldiği durumlara birçok örnek (buz küpünün erimesi gibi) bulabiliriz.

Aslında durumu daha iyi açıklayan örnek evrensel ölçektedir. 10 Eylül 2014 tarihli “Evrenin Varoluşu Hakkında” başlıklı yazımda büyük patlamanın açıklanması için yeni ve güçlü bilimsel bilgilere ihtiyaç olduğunu belirtmiştim. Büyük patlama (Big Bang) sırasında düşük dağıntı seviyesindeki evren çok çok uzun süre sonra dağıntı yükselmesine uğramıştır. Öyleyse zaman özünde evrendeki dağıntının derecesi veya düzensizliği ile doğrudan ilintilidir. Bununla birlikte dağıntının fiziksel bir nicelik olup enerji ve sıcaklık gibi boyutlarının olması ve dolayısıyla ölçülmesi için dış bir gözlem çerçevesine ihtiyaç duyulması; dağıntının tek başına zamanın evrende ileriye doğru akmasını açıklayacak bir olgu olmaktan çıkarmaktadır. Flavio Mercati bununla ilgili olarak, gözlenebilir evrenin dışında evrenin bir alt sistemini bulmak ile ilişkili olduğunu söylemektedir. Evren dışında başka bir gözlem çerçevesi bulmak ise pek mümkün görünmemektedir. Bunu açıklayacak çözüm olarak Mercati şunu söylemektedir.

“Üzerinde çalıştığımız çekimsel oyuncak modelin her çözümü, Kozmik Mikrodalga Arka Plan oluşturulduğunda, ortada birçok homojen kaotik ve plazmaya benzer yapılandırılmamış hal olan özellik göstermektedir. Dolayısıyla her iki zaman doğrultusunda da evrensel çekim kuvvetleri homojensizlikleri artırmakta ve geri dönüşü olmayan bir şekilde birçok yapı ve düzen oluşturmaktadır. Öyleyse Evren olgunlaştıkça, alt sistemler etrafındaki kuvvetlerden yeterince izole olarak düşük dağıntı alt sistemlerine sahip olan şartlar oluşturabilir. Dünya üzerindeki günlük yaşam gibi bu alt sistemler ‘Zaman Termodinamik Oku’ (thermodynamical arrow of time) oluşturarak dağıntıyı üzerine alabilir.”

Öyleyse Evrenin genişliyor olması karmaşık bir yapıya dönüştüğünü göstermektedir. Evren derin boşluklarda oluşmuş ve halen oluşmakta olan büyük (ve halen oluşmakta olan) gök adaları içermektedir. Bunlar uzak geçmişte birleşerek bir araya gelen gaz ve toz bulutlarıydı. Dolayısıyla bizim varsayımımızda zaman algısı “geri dönüşümsüz büyümenin karmaşıklığını” belirleyen bir yasanın sonucudur. Bütün bu geriye dönemeyen oluşumlar ve yapılarda zamanın geriye döndürülebileceğini düşünmek te şu anki bilgiler ışığında pek mümkün görünmemektedir.

Dr. Fikret Korur

Kaynak: livescience

 

Telif hakkı © 2021 Tüm hakları saklıdır. Güncelleme: 08.01.2021 -- İlk Yayım: 01.12.2011 - Designed by: Fikret Korur - Powered By: Wordpress - Astral Theme